Deprem sırasında ne yapmalı
Duruma göre: daire, müstakil ev, sokak, araba, su, tekne. Ve "kapı eşiğine geçin" gibi alışılmış tavsiyelerin neden artık geçerli olmadığı.
Saniyeleriniz var, karar önceden verilmiş olmalı
Şiddetli sarsıntı genellikle on saniye ile bir dakika arasında sürer. Bu süre; ortamı değerlendirmeye, okuduklarınızı hatırlamaya ve en iyi seçeneği seçmeye yetmez. Bu yüzden herhangi bir talimatın amacı onu bilmek değil, emniyet kemeri takmak gibi kendiliğinden işlemesidir.
Depremde asıl tehlike binanın bütünüyle yıkılması değildir. İnsanlar çok daha sık düşen şeylerden yaralanır: dolaplar, raflar, televizyonlar, camlar, sıva parçaları; dışarıda ise cephe kaplamaları ve balkon korkulukları. Genel ilke buradan gelir: başınızı koruyun ve üzerinize en az şeyin düşebileceği yerde olun.
Dairede: çök, kapan, tutun
Uluslararası kabul gören sıra "çök, kapan, tutun" şeklindedir. Sarsıntı sizi devirmesin diye yere çökün. Sağlam bir masanın altına girip başınızı ve ensenizi koruyun. Masanın ayağına tutunun: şiddetli sarsıntıda mobilya zeminde kayar ve sığınağınız sizsiz gidebilir.
Masa yoksa pencerelerden uzakta bir iç duvarın dibine oturun ve başınızı kollarınızla veya bir yastıkla kapatın. İç duvarlar dış duvarlardan güvenlidir; odanın köşesi ise aşağıda ele alınan eski zincir e-postalardaki "yaşam üçgeni" ile aynı şey değildir.
Sarsıntı sürerken çıkışa koşmayın, merdivenlere yönelmeyin. Merdiven boşlukları ve kapı önleri insanların en sık yaralandığı yerlerdir: herkes oraya yığılır ve yukarıdan kaplama düşer. Asansör tamamen devre dışıdır: sıkışabilir ve elektrik büyük olasılıkla kesilir.
- Kapıya ya da pencereye ulaşmaya çalışmadan yere çökün.
- Masanın altına girin; masa yoksa iç duvar dibine oturup başınızı koruyun.
- Sarsıntı bitene kadar sığındığınız yere tutunun.
- Balkona çıkmayın, pencerelere yaklaşmayın.
- Sarsıntı sırasında ve hemen sonrasında asansör kullanmayın.
Zemin katta, müstakil evde
Tek katlı bir evde dışarı çıkmak saniyeler sürer; kapı hemen yanınızdaysa ve dışarısı duvarsız, ağaçsız, elektrik hatsız açık alansa çıkmak makuldür. Ama bu karar ilk saniyede verilmelidir, sarsıntının ortasında değil: eşikte düşmek masanın altında kalmaktan kötüdür.
Tereddüt ediyorsanız içeride kalın ve dairedeki gibi davranın. Kerpiç ya da pişmemiş tuğladan eski yapılarda duvarlar içeri doğru hızla yıkılır; orada çıkışa yakınlık gerçekten mobilya altına sığınmaktan önemlidir. Dışarı çıkmanın doğru cevap olduğu ender durum budur.
Gece, yatakta
Yatakta kalın ve başınızı yastıkla örtün. Zemininde kırık cam ve devrilmiş eşya bulunan karanlık bir odada yürümek, sarsıntının kendisinden daha çok yaralanmaya yol açar — kesiklerin çoğu çıplak ayak ve camdan olur.
Tek istisna: yatağın tam üstünde ağır bir şey varsa — avize, raf, çerçeveli tablo, klima. O zaman yatağın yanına, yere yuvarlanın ve başınızı koruyun. Bu aynı zamanda başucunun üstüne ağır hiçbir şey asmamak için de bir gerekçedir.
Sokakta
Mümkünse binalardan, yükseklikleri kadar uzaklaşın. En tehlikeli yer cephe boyunca uzanan şerittir: saçaklar, kaplamalar, camlar, klimalar ve balkon korkulukları oradan düşer. Elektrik hatları, direkler, tabelalar ve ağaçlar da aynı nedenle tehlikelidir.
Açık alan yoksa — sıkışık yapılaşma, dar sokak — bina duvarına yaslanın ve başınızı kollarınızla koruyun. Bu bir uzlaşmadır: düşme bölgesinde kalırsınız ama doğrudan güzergâhtan ve yoldan çıkarsınız.
Arabada
Durun, ama ani değil: diğer sürücüler de sarsıntıyı hisseder ve direksiyon hâkimiyetini kaybedebilir. Köprülerden, üst geçitlerden, tünellerden, direklerden ve yüksek binalardan uzağa çekilin. Emniyet kemeriniz bağlı halde araçta kalın — kaporta, düşen molozlara karşı açık alandan daha iyi korur.
Sonrasında dikkatli ilerleyin; sağlam olduklarını görmeden köprü ve viyadüklere girmeyin. Yol kaplaması kaymış olabilir ve ayaklardaki hasar ilk bakışta her zaman görünmez.
Mağazada, sinemada, iş yerinde
Kural aynıdır: çök, kapan, tutun. Mağazada asıl tehdit yüksek raflar ve üzerindekilerdir; onlardan uzaklaşıp alçak tezgâhların veya kolonların yanına sığının. Koltuklu salonda sıraların arasına çökün ve başınızı koruyun.
Çıkışa yönelen kalabalığa kapılmayın. Kapıdaki izdiham, depremden bağımsız, başlı başına bir yaralanma nedenidir. Sarsıntı durduktan sonra sakince çıkın ve tıkalıysa ana merdiveni kullanmayın.
Asansördeyseniz
Tüm katların düğmelerine basın ve kapısı açılan ilk katta inin. Modern asansörler elektrik kesildiğinde genellikle en yakın kata gider, ancak buna güvenilmez.
Asansör katlar arasında durduysa kapıları zorlamayın ve tavandaki kapaktan çıkmaya çalışmayın. Alarm düğmesine basın, düzenli aralıklarla duvara vurun ve bekleyin. Kabin sağlam bir yapıdır ve boşluktan güvenlidir.
Suda: havuz, deniz, kıyı
Havuzda su kenardan taşmaya başlar; bu olaya seş denir. Tehlike dalganın kendisi değil, insanın kenara çarpmasıdır. Kenardan uzaklaşıp ortaya doğru yüzün, sarsıntının bitmesini bekleyin ve sallanan bir korkuluğa tutunmadan sakince çıkın.
Açık denizde yüzüyorsanız sarsıntıyı büyük olasılıkla hiç hissetmezsiniz — su, hareketi zemin gibi iletmez. Oradaki tehlike farklıdır ve sonra gelir: tsunami.
Teknede ve kıyının denizden neden daha tehlikeli olduğu
Açık denizde tsunami, bir teknenin neredeyse fark etmeden üzerinden geçtiği, onlarca santimetrelik yumuşak bir kabarmadır. Yıkıcı hale sığ suda gelir; orada yavaşlar ve yükselir. Bu yüzden tekne için kural terstir: tsunami uyarısı verildiyse ve zaten denizdeyseniz limana değil, derin suya yönelin.
Kıyıdaysanız ve yaklaşık yirmi saniyeden uzun süren şiddetli bir sarsıntı hissettiyseniz, uyarınız budur. Resmî duyuruyu beklemeyin ve tuhaf biçimde çekilen denizi izlemeye gitmeyin: suyun çekilmesi geri geleceği anlamına gelir. Yüksek bir yere ya da sağlam bir binanın üst katlarına çıkın ve tehlike geçti denene kadar orada kalın.
Tsunami eşikleri ve önerileri ülkeden ülkeye ve kıyı kesimine göre değişir. Burada yazan genel davranıştır. Belirli bir yerleşim için geçerli işaretler, tahliye güzergâhları ve toplanma alanları yerel yetkililerce belirlenir ve önceden öğrenilmelidir.
Eskimiş ya da zararlı üç tavsiye
"Kapı eşiğine geçin." Bu, kerpiç evler döneminden kalmadır; orada kasa gerçekten güçlendirilmiş kısımdı. Modern karkas binada kapı boşluğu yapının geri kalanından güçlü değildir, üstten koruma sağlamaz ve içinde sarsıntıda ellerinize ve başınıza çarpan ağır bir kapı vardır.
"Yaşam üçgeni" — mobilyanın altına değil yanına, çökmede oluştuğu varsayılan boşluğa uzanmayı öneren, çok paylaşılan bir iddia. USGS ve Amerikan Kızıl Haçı dahil büyük kuruluşlar bunu desteklemez: binanın mutlaka çökeceğini varsayar, oysa çoğu depremde insanlar ayakta kalan binanın içinde düşen eşyalardan yaralanır.
"Bir an önce dışarı koşun." Çok katlı binada bu en kötü seçenektir: en tehlikeli saniyeleri merdivende geçirir ve tam olarak cephenin döküldüğü yere çıkarsınız.
Sarsıntı bittiğinde
Önce kendinizi, sonra çevrenizdekileri kontrol edin. İlk adımı atmadan ayakkabı giyin: zemin neredeyse kesinlikle cam doludur. Gaz kokusu alıyorsanız ışık açmayın, çakmak kullanmayın; vanayı kapatıp havalandırın.
Artçılara hazır olun. Saatler ve günler boyunca sürerler; ana depremden zayıftırlar ama zaten hasar görmüş bir binaya gelirler: ilkinde ayakta kalan, ikincisinde kalmayabilir. Binadan şüpheniz varsa sarsıntı biter bitmez çıkın ve eşya için geri dönmeyin.
İlk dakikalarda telefon şebekesi tıkalıdır. Aramanın geçmediği yerden kısa mesaj geçer — yakınlarınıza iyi olduğunuzu yazın ve hattı yardım çağıranlar için boş bırakın.
Bu yazı nasıl hazırlandı
- "Çök, kapan, tutun" sırası; AFAD (Türkiye), Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) ve ulusal Kızılhaç ile Kızılay dernekleri dahil sivil savunma kuruluşlarının ortak önerisidir.
- "Yaşam üçgeni" değerlendirmesi, bu öneriyi desteklemeyen USGS ve Amerikan Kızıl Haçı'nın tutumuna dayanır.
- Tsunami davranışı genel uyarı ilkelerine göre yazılmıştır: kıyıda şiddetli veya uzun süren sarsıntı ve denizin olağandışı çekilmesi doğal uyarı sayılır.
- Bu yazı tarafımızca kaleme alınmıştır; herhangi bir tek belgenin çevirisi ya da yeniden anlatımı değildir.
Sorumluluk reddi
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Kamuya açık sivil savunma önerilerinden, sismoloji kuruluşlarının yayınlarından ve alan yazınından derlenmiş, yeniden işlenerek kendi sözlerimizle yazılmıştır. Resmî bir talimat, bir mevzuat metni ya da tartışmasız bir doğru değildir.
Bağımsız kaynakların üzerinde uzlaştığı bilgilere dayanmaya çalıştık; ülkeye, yerel kurallara veya belirli bir binaya bağlı olan her şeyi metinde ayrıca işaretledik. Önerilerin zaman içinde değiştiği yerlerde bunun nedenini açıkladık. Ancak hiç kimsenin koşullarını — binanın yapısını, katı, sağlık durumunu, çevresini — bilemeyiz ve herkese uyan tek bir doğru yanıt yoktur.
Bu metne dayanarak alınan kararlardan ve sonuçlarından sorumlu değiliz. Acil durumda acil servislerin talimatlarına uyun: Türkiye'de tek numara 112'dir, depremlerle AFAD ilgilenir. Bir depreme ilişkin resmî açıklamayı bu site değil AFAD yapar.
Metinde bir hata veya yanlışlık bulursanız bize yazın, düzeltelim. İletişim bilgileri ayrı bir sayfadadır. İletişim